

19 Mayıs: 38 Yaşında Samsun’a Çıkmak


38 yaşında bir adam Samsun’a çıktı ve her şey değişti.
Bunu okuyunca çoğu insan “biliyoruz zaten” diye geçiyor. Ama bir dakika durun. 38. Bugün Türkiye’de 38 yaşındaki bir genç ne yapıyor? Kimisi kredi borcunu kapatmaya çalışıyor, kimisi “acaba işim gider mi” diye düşünüyor. Ben o yaşı geçtim, geriye baktığımda ne yaptığımı iyi kötü biliyorum. Ama Mustafa Kemal 38’inde, elinde neredeyse hiçbir şey yokken, Anadolu’nun ortasına yürüdü. Hesap yapmadan. Garantisi olmadan.
İşte bu, benim için 19 Mayıs’ın özü.
Reyhanlı’dan Bakınca Mesafe Farklı Görünür
Uzun Çarşı’da bir sabah kahvesi içerken bu tarihi düşündüm geçen sene. Etrafımda esnaf, birbirinin halini soruyor. Biri “iş nasıl?” diyor, öbürü omuz silkiyor. Cilvegözü’nden geçen tırlar, Asi Nehri’nin o sessiz akışı, Antakya’dan gelen seslerin Reyhanlı’ya ulaşması… Hatay her zaman bir sınır coğrafyası olmuş. Hem fiziksel hem de ruhsal olarak. Burada yaşayan insan her sabah “iki taraf” arasında bir yerde uyanıyor.
Açıkçası bu coğrafya insana hem güç veriyor hem de yoruyor. Güç veriyor çünkü dayanıklılık burada kanla geçiyor. Yoruyor çünkü her şeyin ağırlığını hissediyorsunuz. Ama tam da bu yüzden Hatay gençliğinin Atatürk’ün o kalkışından öğreneceği bir şey var: ağır koşul, ertelemek için gerekçe değil, harekete geçmek için yakıt.
Üretmek Neden Bu Kadar Zor?
Kendi arazime bakıyorum. 120 dönüm. Besi ünitesi. Toprak sahibi olmak güzel bir şey ama kolay bir şey değil. Sabah 5’te kalkmak, hayvanlara bakmak, ardından bilgisayar başına geçip dijital işlere dönmek — bunların hepsini aynı günde yapıyorsunuz ve bazen ikisini de layıkıyla yapamadığınızı hissediyorsunuz. Bunu kabul etmek zor ama doğru. Çiftçilik ayrı bir dünya, dijital pazarlama ayrı bir dünya; ikisini birden taşımaya çalışmak çoğu zaman insanı eziyor.
Ama tam burada şunu gördüm: üretmek, mükemmel koşulları beklemekle başlamıyor. Başlamakla başlıyor.
Atatürk’ün Samsun’a çıktığı gün elinde ne vardı? Yanında birkaç arkadaş, cebinde belirsizlik, karşısında ise hem dışarıdan hem içeriden baskı. Yine de gemi limana yanaştı. Adam karaya çıktı.
Gençlere Baktığımda Ne Görüyorum?
Reyhanlı’da gençlerle zaman zaman bir araya geliyorum. Kimisi sosyal medyadan para kazanmak istiyor, kimisi tarıma dönmek istiyor, kimisi de “buradan gitmek istiyorum” diyor açıkça. Bu son cümleyi duymak insanı üzüyor ama dürüstçe söylüyorum: anlıyorum da.
Bakın, bu ilçede fırsat az. İş alanı dar. Girişimcilik ekosistemi henüz emekleme aşamasında. Gençler bazen haklı gerekçelerle umutsuzluğa kapılıyor. Ama şunu da söylüyorum: Atatürk’ün kuşağı umutsuzlukla başladı. Farkı şu — bırakmadılar.
Yani mesele burayı terk etmek ya da kalmak değil. Mesele nerede olursan ol bir şey üretip üretmediğin. Üreten insan Reyhanlı’da da anlam buluyor, İstanbul’da da.
Girişimcilik Bir Cesaret İşidir
Ben Reyhanlı Reklam’ı kurduğumda çevremden “bu ilçede dijital pazarlama mı olur?” diyenler çıktı. Haklıydılar da bir anlamda — pazar küçük, farkındalık sıfıra yakın. Ama işin doğrusu şu: küçük pazar, başlamamak için değil, daha dikkatlice başlamak için bir işaret.
Girişimcilik korkmamak değil. Korkarken yürümek. Bu ayrımı 19 Mayıs günlerinde daha net görüyorum. Çünkü o kalkışın özü cesaret değil miydi? Hesabı tutmayan bir cesaret.
Spor mu Dediniz? Asıl Mesele O
Bu bayramın adında “Gençlik ve Spor” da geçiyor. Çoğunlukla spor kısmı törenlere sıkışıp kalıyor. Ama Atatürk’ün sporu önemsemesinin arkasında bambaşka bir düşünce var: sağlıklı beden, sağlıklı irade. Ve irade olmadan hiçbir şey inşa edilemiyor.
Besi ünitesinde çalışırken bunu çok iyi anlıyorsunuz. Hayvan bakmak fiziksel bir iş. Sabah kalktığınızda kaslarınız sızlasa da kalkıyorsunuz. Sonra ekrana geçiyorsunuz, zihinsel iş başlıyor. İkisi birbirini besliyor aslında. Beden yorulunca zihin netleşiyor. Bu basit ama gerçek.
Hatay’ın gençlerine şunu söylemek istiyorum: spor sizi sadece formda tutmuyor, sizi kararlı tutuyor. Ve kararlı insan, koşulları beklemez — koşulları değiştirir.
Asi Nehri Gibi: Yön Değiştirir Ama Akmaktan Durmaz
Asi Nehri’nin bir özelliği var, bunu Hataylılar bilir: akış yönü tersine döner. Dünyadaki ender nehirlerden biri. Güneye değil kuzeye akar. Doğaya aykırı gibi görünür ama doğanın ta kendisidir.
Bence Hatay gençliği de böyle. Alışılmışın dışında bir coğrafyadan, alışılmışın dışında bir dayanıklılıkla geliyor. Bu farklılık zayıflık değil. Aksine, tam da bu yüzden buradaki gençlerin potansiyeli başka bir yerde yetişmiş insanlardan çok daha yüksek. Kendi payıma yüzde yüz inanıyorum buna.
Atatürk 38’inde başladı. Siz kaç yaşındasınız?
Bugün Bir Şeye Başlayın
Büyük bir şey olmak zorunda değil. Kafanızda yıllardır duran o fikri bir kâğıda dökün. Bitirmediğiniz o kursu açın. Konuşmak istediğiniz o kişiyi arayın. Bakmayı ertelediğiniz o araziyi gidin görün.
Yani 19 Mayıs benim için bir tören değil. Bir hatırlatma. “Dur, sen ne bekliyorsun?” sorusunun her yıl yeniden sorulduğu gün.
Reyhanlı’dan, Hatay’dan, bu sınır coğrafyasından bütün gençlere: koşullar hiçbir zaman mükemmel olmayacak. Samsun’da hava o gün güzel değildi muhtemelen. Ama adam çıktı karaya.
Siz de çıkın.
Sıkça Sorulan Sorular
19 Mayıs neden ‘Gençlik Bayramı’ olarak kutlanır?
Mustafa Kemal Atatürk’ün 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıkışı, Kurtuluş Savaşı’nın fiilen başlangıcı kabul edilir. Bu tarih, ilerleyen yıllarda gençliğe armağan edilerek Gençlik ve Spor Bayramı olarak resmileştirilmiştir.
Hatay gençleri girişimcilik için nereden destek alabilir?
Antakya OSB bünyesindeki destek programları, KOSGEB Hatay birimi ve yerel esnaf odaları girişimci gençler için başlangıç noktaları olabilir. Dijital alanda ise online platformlar ve yerel ajanslar mentorluk imkânı sunuyor.
Reyhanlı’da dijital pazarlama alanında iş fırsatı var mı?
Küçük ölçekli bir pazar gibi görünse de Reyhanlı ve çevresindeki esnaf ile tarım işletmelerinin dijitale taşınma ihtiyacı giderek artıyor. Bu ihtiyaç, doğru konumlandırılmış bir dijital pazarlama hizmeti için somut bir fırsat sunuyor.
Atatürk Samsun’a çıktığında kaç yaşındaydı?
Mustafa Kemal Atatürk, 19 Mayıs 1919’da Samsun’a çıktığında 38 yaşındaydı. Bu yaş, büyük bir dönüşümü başlatmak için ‘geç’ sayılabilecek bir eşik olmasına rağmen tarihin seyrini değiştirdi.
İsmail Döner — Reyhanlı’dan girişimci; dijital pazarlama ve SEO üzerine yazıyor, tarım ve teknoloji projeleri yürütüyor. Diğer yazılar: ismaildoner.com